Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2023/9060 E. 2024/4927 K. sayılı ve 16.05.2024 tarihli karar ile aynı dairenin 2022/11561 E. 2023/3728 K. sayılı ve 25.05.2023 tarihli kararlarında 89/1 haciz ihbarnamesi Tebligat Kanunu'nda öngörülen usul ile öncelikle 21/1 maddesine göre akabinde 21/2 maddesine göre tebliğ edilmesinden sonra 89/2. ve 89/3. haciz ihbarnamelerinin doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmiş olması bozma sebebi yapılmamıştır.
Kararların tam halini faydalı olması adına sunmaktayız.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2023/9060 E. 2024/4927 K. sayılı ve 16.05.2024 tarihli karar:
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçi 3. kişinin icra mahkemesine başvurusunda; İİK'nın 89/1 ve 89/2. maddeleri kapsamında gönderilen haciz ihbarnamesi tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu, ihbarnamelerden 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi olan 08.12.2021’de haberdar olduğunu, ayrıca her üç ihbarnamede yazılı alacak tutarının farklı olması nedeniyle usulsüz düzenlendiklerini ileri sürerek, öğrenme tarihine göre 89/1 haciz ihbarnamesine yapılan itirazın süresinde olduğunun kabulü ile 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin hükümsüz sayılmasını ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, şikayete konu 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu ancak 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamesi tebligatlarının usulsüz olması nedeniyle şikayetin kısmen kabulüne ve öğrenme tarihine göre 89/2 haciz ihbarnamesine yasal süresi içerisinde itiraz edildiği gerekçesiyle 89/3 haciz ihbarnamesinin iptaline, 89/3 haciz ihbarnamesinin iptali nedeniyle şikayetçinin takibe borçlu olarak eklenmesi ile mallarının haczine yönelik işlemlerin de kaldırılmasına karar verildiği, kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, şikayete konu haciz ihbarnamesi tebligatlarının usulüne uygun yapıldığından bahisle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikayetin reddine hükmedildiği, kararın şikayetçi 3. kişi tarafından temyiz edildiği görülmüştür. İİK'nın 16. maddesi; “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.” hükmünü amirdir. Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar şikayetçi tarafından 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiği ileri sürülmüş ise de; Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında da işaret edildiği üzere, 89/1 haciz ihbarnamesi tebligatının iade edilmesi üzerine müteakip tebligatların Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince yapılmasının usulüne uygun olduğu, şikayetçi 3. kişiye 89/1 haciz ihbarnamesinin 11.10.2021, 89/2 haciz ihbarnamesinin de 10.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. İcra mahkemesine şikayet süresi muamelenin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün olup, 14.12.2021 tarihinde yapılan işbu şikayetin, İİK'nın 16/1. maddesinde öngörülen yasal yedi günlük süreden sonra olduğunun kabulü gerekir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu itibariyle doğru olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Şikayetçi 3. kişinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun sonucu doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 427,60 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2022/11561 E. 2023/3728 K. sayılı ve 25.05.2023 tarihli karar:
Taraflar arasındaki İİK 89/1, 2, 3 üncü haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi üçüncü kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına şikayetin kabulü ile üçüncü kişiye çıkarılan 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 14.01.2022 olarak düzeltilmesine, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin iptaline, hacizlerin kaldırılması talebinin düzeltilmiş tebliğ tarihine göre icra müdürlüğünce dikkate alınmasına hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: I. ŞİKAYET Şikayetçi üçüncü kişi şikayet dilekçesinde; ... İcra Müdürlüğünün 2021/8607 Esas sayılı dosyasından düzenlenen İİK 89 maddesi kapsamında düzenlenen haciz ihbarnameleri gönderilerek dosya borçlusu haline geldiğini, adına düzenlenen haciz ihbarnamelerinin tebliğ işlemlerinin usulüne uygun olmadığını, dosya borçlusu olduğunu 14.01.2022 tarihinde çalıştığı kuruma gönderilen maaş haciz müzekkeresi ile haberdar olduğunu, tebliğ işleminin müvekkilinin bilinen son adresine TK 21/1 yapılmadan doğrudan mernis adresine tebliğ edildiğini, bu durumun TK 10 maddesine aykırı olduğunu, takibe konu yapılan ilama ilişkin dosyada mevcut vekaletnamede müvekkilinin bilinen son adresinin "...Mh. ..... Sk. No:1 İç Kapı No:1 .../istanbul" olduğunun açık olduğunu, son adresinin alacaklı şirket tarafından bilindiğini, ancak TK 10 maddesinin yok sayılarak tebligatın doğrudan MERNİS adresine çıkarıldığını, dosya borçlusuna haciz talep edilmeden 3. kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu tüm haciz ihbarnamelerinin ıttıla tarihinin 14.01.2022 olduğunun tespitine, haciz ihbarnamelerinin kesinleştirme kararlarının iptaline, müvekkili yönünden hacizlerin kaldırılmasına, icra müdürlüğünün müvekkilinin dosya borçlusu olarak dosyaya eklenmesine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetçinin borçlu şirket yetkilisi olması nedeni ile dosyaya UYAP ortamından erişim imkanına sahip olduklarını ve haciz ihbarnamelerinden haberdar olmamalarının mümkün olmadığını belirterek şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçinin "....., Mah. ... Çıkmazı No:6 .../İstanbul" adresine gönderilen 89/1 tebligatının "muhatabın gösterilen adreste tanınmadığı komşu ... tarafından sözlü beyan edilmiş, imzadan imtina edilmiştir." şerhi ile 18.10.2021 tarihinde bilâ tebliğ iade edilmesi üzerine bu kez mernis adresi olan "......., Mah. ... Çıkmazı No:6 .../İstanbul" adresine 02.11.2021 tarihinde TK’nın 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, bilinen son adresi olup aynı zamanda MERNİS adresi olan adrese daha önce yapılan tebligat iade döndüğünden bu defa tebliğ işlemlerine TK'nın 21/2. Maddesine göre devam edilmesinde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Daha önce yapılan tebligat iade döndüğünden her defasında tekrar TK'nın 21/2. maddesine göre tebligat yapılmadan önce MERNİS adresine TK'nın öngördüğü diğer usullerde tebligat gönderilmesi gerekli olmadığı, bilinen son adresi aynı zamanda MERNİS adresi olan adrese 89/3 haciz ihbarnamesi tebliğ edilmiş, şikayetçinin "...Mah. ... Çıkmazı No:6 .../İstanbul" adresine gönderilen 89/3 haciz ihbarnamesi tebligatının "muhatabın gösterilen adreste tanınmadığı komşu Kerem Demirel tarafından sözlü beyan edilmiş, imzadan imtina edilmiştir." şerhi ile 01.12.2021 tarihinde bilâ tebliğ iade edilmesi üzerine bu kez MERNİS adresi olan "...Mah. ... Çıkmazı No:6 .../İstanbul" adresine 14.12.2021 tarihinde TK’nın 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, takibe dayanak İstanbul ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1223 E. 2020/529 K. Sayılı kararı incelenmekle, davacısının HÜRMAK Plastik... A.Ş., davalısının UZİŞ Sigorta ... Ltd. Şti. olduğu, mahkememiz dosyasına konu ... İcra Müdürlüğünün 2021/8607 E. sayılı dosyasının iş bu ilamdan kaynaklanan alacak olduğu, ne takip dayanağı ilamda ne de takip dosyasında, huzurdaki şikayet dosyasının davacısı ...'ın taraf olarak yer almadığı, daha sonradan 89 haciz ihbarnamesi prosedürü sonrası borçlu olarak taraf kaydının yapıldığı, UZİŞ Sigorta ve ...'a ait ... tarafından kendi adına asaleten, UZİŞ adına şirket yetkilisi olarak verilmiş olan 21.08.2014 tarihli vekaletnamede ...'ın adresi "...Mahallesi Depoyolu Sokak No:1 İç Kapı No: 1 ..." olarak yer aldığı, UYAP adres bilgierinin incelenmesinde vekaletnamedeki adresin şikayetçinin eski MERNİS adresi olduğu dolayısı ile bilinen son güncel adresin şikayete konu icra dosyasında tebligat yapılan "...Mah. ... Çıkmazı No:6 .../İstanbul" olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, yeni adres edinilerek vazgeçilmiş MERNİS adresinin, hele hele vekaletname tarihinden anlaşıldığı üzere 2014 tarihinde kullanılan MERNİS adresinin bilinen son adres olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi üçüncü kişi istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi üçüncü kişi istinaf dilekçesinde;şikayet dilekçesini tekrarla mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra takibine dayanak olan, davalı alacaklının taraf olduğu İstanbul ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1223 Esas sayılı dosyasında mevcut vekaletnamede davacı üçüncü kişi ...'ın adresinin "...Mh. Depoyolu Sk. No...., İç Kapı No:1 .....,/istanbul" olarak belirtildiği, bu durumda borçlunun bilinen en son adresinin bu adres olduğu anlaşılmakla, bu adrese tebligat çıkartılmadan, diğer adreslerin bilinen son adres olduğu varsayılarak mernis adresine Tebligat Kanunun 21/2 maddesine göre tebligat yapılmasının usulsüz olduğu gerekçesi ile üçüncü kişinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile üçüncü kişiye çıkarılan 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 14.01.2022 olarak düzeltilmesine, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin iptaline, hacizlerin kaldırılması talebinin düzeltilmiş tebliğ tarihine göre icra müdürlüğünce dikkate alınmasına hükmedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı temyiz dilekçesinde; İstanbul ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1223 E.-2020/529 K. Sayılı kararı incelenmekle, davacısının HÜRMAK Plastik... A.Ş., davalısının UZİŞ Sigorta ... Ltd. Şti. olduğu, mahkememiz dosyasına konu ... İcra Müdürlüğünün 2021/8607 E. sayılı dosyasının iş bu ilamdan kaynaklanan alacak olduğu, ne takip dayanağı ilamda ne de takip dosyasında, huzurdaki şikayet dosyasının davacısı ...'ın taraf olarak yer almadığı, bu dosyada şikayetçiye yapılmış bir tebligatın da bulunmadığını, vekaletname tarihinin 21.08.2014 olması ve bu adresin o tarih itibariyle de MERNİS adresi olduğunun ve bu adresten davacı tarafça resmi başvuru yöntemiyle vazgeçilerek MERNİS adresinin değiştirilmiş olduğunun yerel mahkemece de tespit edilmiş olması itibariyle MERNİS adresine nazaran buradaki (vekaletnamedeki) adrese yapılacak tebligatın hiçbir hukuki geçerliliğinin olmayacağını, belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; İİK 89/1, 2, 3 haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle haciz ihbarnamelerinin iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK 89/1, 2, 3 üncü maddeleri ile Tebligat Kanunu 10. 21/1, 21/2 madde hükümleri 3. Değerlendirme 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 Sayılı Yasa'nın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Aynı Kanun'un tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21. maddesine, 6099 Sayılı Yasa'nın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır. 7201 Sayılı Yasa'nın 10. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin Kanun gerekçesinde; kişilere getirilen adres kayıt sistemi zorunluluğu ile birlikte işleyişin kolaylaştığı dile getirilmiş, ancak yapılan yeni düzenlemeyle, öncelikle yine bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması halinde, muhatabın 5490 Sayılı Kanun'a göre adres kayıt sistemindeki adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı açıklanmış, değişiklik ile birlikte adres kayıt sistemi dışında başkaca adres araştırması yapılmasının gerekmeyeceği vurgulanmıştır. 7201 Sayılı Yasanın 21. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin kanun gerekçesinde ise, 21/1. maddeye göre, bilinen en son adrese çıkartılan tebligattan sonuç alınamazsa, 10. madde gereği adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak başkaca araştırma yapılmaksızın o adrese tebligat çıkarılacağı açıklanmıştır. Bunun yapılabilmesi için de, tebligatı çıkaran merciin, adresin, adres kayıt sistemindeki mernis adresi olduğunu ve bu adrese tebligat yapılacağını tebliğ evrakında belirtmesi gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa, adres kayıt sistemindeki adresine, buna ilişkin şerh verilerek 21/2. madde uyarınca tebligat çıkartılmalıdır. Ayrıca Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesinde; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır, ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir" hükmü yer almaktadır. Bu yönetmeliğe göre; 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna ve bu adrese tebligat yapılacağına dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur. Yani; tebligatı çıkaran merci tarafından, adres kayıt sitemine ilişkin olarak şerh verilmeden, tebliğ memuru tarafından 2l/2. maddeye göre tebliğ işlemi yapılamaz. Takip Borçlusu UZİŞ Sigorta ve şirketin ortağı şikayetçi ... tarafından kendi adına asaleten, UZİŞ adına şirket yetkilisi olarak verilmiş olan 21.08.2014 tarihli vekaletnamede ...'ın adresi "...Mahallesi .....,Sokak No...., İç Kapı No: 1 ..." olarak yer aldığı, ancak alacaklı vekili tarafından 29.09.2021 tarihinde üçüncü kişinin mernis adresine 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesinin talep edildiği, bu durumda şikayetçinin bilinen adresinin alacaklının talebinde belirtilen mernis adresi olduğu, icra müdürlüğünce başkaca adres araştırması yapamayacağı, bu durumda vekaletnamede belirtilen adresin bilinen adres sayılamayacağı, şikayetçinin "...Mah. ... Çıkmazı No:6 .../İstanbul" adresine gönderilen 89/1 tebligatının " muhatabın gösterilen adreste tanınmadığı komşu ... tarafından sözlü beyan edilmiş, imzadan imtina edilmiştir." şerhi ile 18.10.2021 tarihinde bilâ tebliğ iade edilmesi üzerine bu kez aynı adresi mernis adresi olması sebebiyle "...Mah. ... Çıkmazı No:6 .../İstanbul" adresine 02.11.2021 tarihinde TK’nın 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin de TK 21/2 maddesine göre usulüne uygun olarak yapıldığı görülmektedir. O halde, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin reddine karar verilmesi yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.